PSK PSK Bulten KOMKAR Roja Nû Weşan / Yayın Link Arşiv
Dengê Kurdistan
PSK
PSK Bulten
KOMKAR
Roja Nû
Weşan/Yayın
Arşiv
Link
Webmaster
psk@kurdistan.nu
 
 

Sular Giderek Isınırken..

Mesud Tek

Ortadoğu’da sular giderek daha çok ısınıyor.

HAMAS ve El Fetih arasında yaşanan gerginliğin açık bir çatışmaya dönüşmesi, Filistin’in yönetimsel olarak ve fiiliyatta ikiye bölünmesi, bölgede siyasetin daha da ısınmasına yol açıyor.

İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik giderek artan askeri saldırıları ise, ortamı daha fazla gerginleştiriyor.

Oysa sivillerin de zarar görmesine neden olan bu tür saldırıların beklenen sonuçları vermediği, aksine durumu daha da karmaşık hale getirdiği, patlayan her İsrail roketinin başta HAMAS olmak üzere öteki radikal islamcı hareketleri güçlendirdiği, daha önceki deneylerden biliniyor.

Gazze’de hakimiyetini ilan eden HAMAS’ı cezalandırma, tecrit etme adına uygulanan politikaların başarıya ulaşacağı şüpheli.

Ama bu politikanın Gazze’de yaşayan Filistinlilere zarar vereceği, onlar için bir yıkım olacağı kesin.

Ve hiç kuşku yok ki Filistin’deki gelişmeler, İsrail, ABD ve müttefikleriyle İran, Suriye ve müttefikleri arasında yaşanan çatışmanın yeni bir aşamasıdır.

Lübnan’da, Lübnan ordusuyla mülteci kamplarında örgütlü olan ve Filistinli olmadıkları bildirilen Filistinli Fetih el İslam mensubu militanlar arasındaki çatışmalar da öyle..

Lübnan’da çatışanlar, tetiği çekenler kim olursa olsun, savaş özünde ABD ve müttefikleriyle İran, Suriye ve yandaş örgütleri arasında yaşanıyor.

Bir başka değimle, Lübnan, yukarıda adı gaçen güçler arasında yaşanan çatışmalara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Aynı güçler arasındaki savaşa ev sahipliği yapan ülkelerden birisi de Irak.

Irak’da, uzun bir dönemdir rutin hale gelen patlamalar devam ediyor.

Patlamalar sadece cadde ve sokaklarda olmuyor.

Siyasi ilişkilerde de patlamalar yaşanıyor.

Eski siyasi dengeler bozuluyor, yenileri kuruluyor.

Dünün kardeşleri, müttefikleri, kader ortakları bir anda düşman hale gelebiliyorlar.

Eski karşıtlar, birbirlerinin kanını içseler doymayacak olanlar da, bir anda can ciğer kuzu sarması haline geliyorlar.

Sunni ve Şii ittifak cephelerinde yaşanan ve giderek derinleşen ayrılıklar, Irak Parlamento Başkanı’nın görevden alınması, eski Başbakanlardan İyad Allavi’nin “hükümete karşı askeri darbe hazırlamak”la suçlanıp dışlanması ve benzeri gelişmeler, siyasi ilişkilerde yaşanan patlamaların dışa vurmasıdır.

Bağdat’ta birlik halinde davranan, merkezi yönetime ilişkin ortak tavır belirleyip hareket eden Kürtler de olmazsa, Irak paramparça olacak gibi..

Irak Parlamentosu’ndaki Kürdistan İttifak Listesi ile Irak hükümetinde yer alan Kürt bakanlar, Güney Kürdistan Siyasi Önderliği’nin, “federal ve demokratik Irak’ın içinde yer almak” diye formüle edilen politikası uyarınca davranıyorlar.

Adeta bir tutkal görevi yaparak Irak’ın birliğini sağlıyorlar.

Güney Kürdistan Siyasal Önderliği’nin Irak’da federal ve demokratik bir yapının oluşmasına yönelik bu özverili politikası, bazı Kürtler tarafından eleştiriliyor.

Böylesi eleştirileri doğal karşılamak gerekir.

Ama Merkezi Hükümet ile Kürdistan Bölgesi Hükümeti arasındaki lişikilerde, bugüne kadar bir çok sorun yaşandığı da bir gerçektir.

Bir başka gerçek ise, Güney Kürdistan Hükümeti ile merkezi hükümet arasında sert tartışmalara neden olan sorunlar çözüldükçe Güney’deki ulusal yapının daha da sağlamlaştığıdır.

Bu nedenle, son olarak taraflar arasında gerginliğe neden olan Petrol Yasası ve Peşmergelerin geleceği sorununda anlaşmaya varılması, sorunların çözüm yoluna girmesi, sadece Güney’deki yapıyı güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda Irak’da demokratik ve federal bir yapının oluşmasına önemli katkı sunacaktır.

Peşmergelerin “Kürdistan Bölgesi Savunma Kuvvetleri” statüsüne kavuşması ve Irak Ordusuyla ilişkilerini belirleyen bir mekanizmanın oluşturulması, tarihi bir adım olarak nitelendirilmeyi hakediyor.

Bu tarihi adımla sadece Güney’deki kazanımlar güvence altına alınmadı, aynı zamanda peşmergelerin dağıtılmasını isteyen başta Türkiye olmak üzere öteki bölge devletlerin hevesleri kursaklarında kaldı.

Güney Kürdistan’da, özellikle Petrol Yasası’na yönelik ciddi eleştiriler var ve bu eleştirilerin bir bölümü basına da yansıdı.

Eleştirilerde haklı yanların bulunduğuna kuşku yok.

Ama görüşme masalarını, görüşmeye oturanların her istediğini alıp kalktığı masalar olarak görmek, dar ve uzlaşma karşıtı bir anlayıştır.

Almak kadar vermek de, görüşme masalarının bir gerçeğidir.

Hele dünya için stratejik önemi olan Irak petrolü için kurulan masadan, her istediğini alıp kalkma istemi, gerçekçi değildir.

Kendisine yönetilen tüm eleştirilere karşın, yeni Petrol Yasası konusunda varılan anlaşmayla, taraflar arasında gerginliğe neden olan odaklardan birini daha ortadan kaldırılacak, barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik önemli bir viraj daha dönülmüş olacaktır.

Kerkük ve araplaştırma politikasına maruz kalan bölgelerle ilgili sorunun, Anayasa’nın ilgili maddesi uyarınca çözülmesi ise, federal ve demokratik Irak’ın temeline atılan önemli bir köşe taşı olacaktır.

Petrol Yasası ve Peşmergelerin geleceği konusunda hevesi kursağında kalanlar, özellikle de Türkiye, Kerkük’e ilişkin hedeflerine de ulaşamayacaktır.

Herşeyden önce ulusal, bölgesel ve uluslararası şartlar, Türkiye’nin bu hedefine ulaşmasına müsait değildir.

Başta ABD olmak üzere öteki Batılı ülkelerin Kerkük sorununu bir iç mesele olarak görmeleri ve Anayasa uyarınca çözüme kavuşturulmasında israrlı olmaları bir yana.

Kerkük’ün Kürdiliği, sadece Güneylilerin değil, tüm Kürtlerin kırmızı çızgisidir.

Bu nedenle Kerkük’e yönelik her dış müdahale tüm Kürtleri karşısına alacaktır.

Sadece Irak hükümeti değil, Kerkük’ü Irak’ın bir parçası olarak gören Arap ülkeleri de bu kente dışardan yapılan her müdahaleye karşı çıkacaklardır.

İran’ın ise, Kerkük’ün Türkler tarafından yutulmasına sessiz kalmayacağı kesindir.

Türkiye’nin tüm bu olumsuz koşullara rağmen Kerkük’e müdahale etmesi, bölgede ısınan suları daha da ısıtacaktır.

Oysa bölgenin gereksinim duyduğu şeyler, demokrasi ve değişimdir, barış, huzur ve istikrardır.

Her fırsatta .bölgede barış ve istikrar istediğini söyleyen Türk devleti, eğer inandırıcı olmak istiyorsa, sınıra tank ve asker yığmayı, Güney Kürdistan’a müdahale tehditleri savurmayı bir kenara bırakmalı, uzatılan eli tutmalı, Güney’deki siyasi yapıyı tanıyıp onunla iyi ilişkiler kurmalıdır.

Aksi durumda, yani suların daha ısınmasına yol açan davranışlarda israr edilmesi halinde, kazan patlayacaktır.

Kazanın patlaması halinde, kimlerin en çok zarar göreceğini kestirmek, o kadar da zor değildir.

Yazarın önceki yazılarından:

Lafla Peynir Gemisi Yüzdürmek..
“İyi Çocuklar”a İş Çıktı
Polis Devleti
Papatya Falı
İran-ABD İlişkileri Açısından Ortadoğu
Zorlu Süreç
Hazır Başlamışken..
“Ne Şeriat Ne Darbe”
Malatya Katliamı ve Uğur Kaymaz
Bir Kez Daha Birlik Üstüne
Bremen Mızıkacıları
Şehidler Günü
Bağımsız Kürdistan
Newrozu Özüne Uygun Kutlamak İçin..
Malumun İlani
Evren Vakası ve Eli Taşın Altına Koymak
Kürtlere Ateş Etmek Serbest..
Davul ve Tokmak
Atı Arabanın Önüne Koymak
Milliyetçilik Yarışı
Ben Erdoğan Hayranıyım!..
Katil Kim?
Zor Günler
Samimiyet Sınavı
Yeni Yıl
Ankara Kriterleri-2
Geç Olmadan
Gelenek
“Ne Olacak Bu Irak’ın Hali”?
Bir Kez Daha Kerkük Üzerine
Sembol mü?
Demokrasi
Hayalleri Yasaklamak
Erken Ölüm
Törkiş İşi Demokrasi ve Sivil Çözüm!..
Her ikisi de aynı Orhan Pamuk
“Paşalar Cumhuriyeti”
Cadı Kazanı
Sıcak Günler
Başbakan’ın TİT Aşkı
“Bayrak Krizi”, Gerçekler ve Görevlerimiz
“Qandil Gönüllüleri”
Enfal
Yapışık Üçüzler
Kirlenme, Çürüme ve Çifte Standart
Hizaya Getirmek
Başbakan Doğru Söylemiyor
Şahinler ve Riyakarlar
Madımak
Zeytin Dalı
Yanlışta İsrar
“İyi Çocuk”lar Cenneti..
Filmi Başa Sarmak
Erdoğan’ın Sınavı
Süreç ve Önümüze Koyduğu Görevler
Tek Yanlı Aşk
Sadak’ın Sadakati
İpe Un Sermek
Güneyli Kürtlerin Büyük Sınavı
Kansere Razı Etmek İçin Ölümle Tehdit Etmek
Acaba Öyle mi?
Halepçe Olayları Neyi Gösteriyor, Neyi Gerektiriyor?
“Çeteler Cenneti”
Arapsaçı
Söyleyemediklerim ve Yapmadıklarımız..
Buzdağının Ucu (Mu?)
Aynaya Bakmak
Saygı Mı? Özgürlük Mü?
Militarizm Ve Çürüme
Yavaş Ama Emin Adımlarla İlerlemek...
İspanyol General Ve Ağca
Gel De Niyazi Usta’yı Anma

MGK’nin Yeni Yıl Hediyesi..
Hazırlıklı Olmak
Gündemimizin Değişmeyeni..
Fırıldak
15 Aralık Seçimleri ve Olası Sonuçları
Biz İşimize Bakalım-2
Demokrasi ve Ortadoğu
İyi Asker
Ayna Tutmak
Alışmakta Fayda Var
Üçüncü Ses
“Uzun, İnce Bir Yol”
3 Ekim, 15 Ekim ve Protokol
3 Ekim Sonrası..
Çürüme
Ne yazmalı?
DİSK
Zorlu Süreç ve Görevler
Yoğurdu Üfleyerek Yemek!..
Kim(ler)in kafası Karışık?
Başbakan Samimi Olmak İstiyorsa…
"Emrin Olur"
Sorun Kürt aydınları mı?
Ülkenin Gerçek Efendileri
Maksat “Terörün Kökünü kazımak”sa...
Londra Ve Kerkük
“Hukuk Herkese Lazım”

Aydınların Çağrısı ve Geçmişi Hatırlamak
Cellad Çağrısı
Eşik Aşındırmak
Rüzgarı Arkaya Almak İçin
Gaf
Yapılacak Başka İşler De Var
Bayrak Ve Ekmek
Endişe
Ar Damarı
Kürdistan Parlamentosu
“Sözde”
Darısı Başımıza!...
Bayrak ve Asimilasyon
Adar û Newroz
AB Ve “Bölücü Tilkiler, Koyunlar”

 
 
PSK Bulten © 2007