2018-12-19
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Latif Epözdemir
 
12 EYLÜLÜN ESERİ OLAN BİR GÜN, ÖĞRETMENLER GÜNÜ OLARAK KUTLANANAMAZ
2018-11-25 00:49
Latif Epözdemir
Dünyanın büyük bir kısmında 5 Ekimde, kutlanan öğretmenler günü öğretmenlik mesleğini yürüten kişileri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerle kutlamaların yapıldığı bir gündür. Türkiye ise Dünyanın tersine, 24 Kasım tarihini “öğretmenler günü” olarak kutlamaktadır.

Hatırlanacağı gibi, 5 Ekim 1966 günü, UNESCO’nun çağırısı ile Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı” sona erdi. Konferans sonucunda UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü), ile ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi” önerisi oybirliği ile kabul edildi. Dünyanın bir çok yerinde bu nedenle her yıl 5 Ekim günü “Uluslararası Öğretmenler Günü” olarak kabul edilmektedir.
Ne var ki, bazı Arap ülkeleri Öğretmenler Günü olarak 28 Şubatı ; Türkiye ise 24 Kasımı Öğretmenler Günü olarak kabul ediyor.

Türkiye’de 24 Kasımın Öğretmenler Günü olarak kutlanması geleneği bir 12 Eylül faşizminin kalıntısıdır. Bilindiği gibi faşist cunta kendini “Atatürkçü” ilan ederek yaptığı her türlü uygulamayı bu ideolojiye uyarlamaya büyük özen göstermişti.. Gerekçe olarak da, Mustafa Kemalin, 24 Kasım 1928 günü kendini "Millet Mektepleri’nin Başöğretmeni” olarak atamış olması ileri sürülmüştü. Bu nedenle, Kemalist resmi ideolojiye uygun olarak, “Atatürk” adı, literatürde “en büyük öğretmen” olarak yerini almış ve tüm ders kitaplarına da bu şekilde geçmiştir. Ne var ki seksen yıl boyunca hiçbir iktidar 24 Kasım gününü “Öğretmenler Günü” olarak tayin etmemişken, bu tarihin öğretmenler günü olarak atanması Kenan Evren’e nasip olmuştur.

Kenan Evren cuntasının 12 Eylül faşizmi onbinlerce eğitim emekçisini işkenceden geçirip zindanlarda süründürdü. İki yüz binden fazla üyesi ve altı yüz elli şubesi bulunan, yetmişli yılların en büyük öğretmen örgütü olan TÖBDER ( Türkiye Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği) adlı meslek örgütüne üye olmayı “yasa dışı örgüt üyeliği” olarak kabul eden cunta, TÖB-DER’li öğretmenleri 141 ve 142 diye bilinen ( bir sınıfın diğer sınıflar üzerinde egemenliğini gerçekleştirmek amacı ile örgüt kurma suçu) faşist yasalardan yıllarca hapse mahkum etmiştir. Faşist rejim öğretmenlere bu denli bir ihanet yaptığı halde öğretmenlere şirin görünmek için 24 Kasımı Türkiye’de “Öğretmenler Günü” olarak belirledi ve ne yazık ki o günden beri de 24 Kasım Öğretmenler günü olarak kutlanmaktadır.

Öğretmenler bir çok iktidar döneminde yönetimlerin hedefi olmuşlardır. Eğitim ve bilim emekçileri olarak öğretmenler baskılara karşı örgütlenerek mücadele etme bilinci ile davrandığı halde sistemler hala eğitim emekçilerinin “grevli-toplu iş sözleşmeli “sendika hakkını tanımamaktadır.
Keza bu gün de, OHAL gerekçe gösterilerek yüzlerce öğretmen, araştırılıp soruşturulmadan, gözaltına alınmakta, görevden el çektirilmektedir. Bazı öğretmenler sırf iktidar yanlısı sendika ve meslek kuruluşlarına üye değil diye “terör örgütleri “ile ilişkilendirilerek görevlerine son verilmektedir. Bu uygulamalara son verilmelidir.

Hak ve Özgürlükler Partisi – HAK-PAR olarak, çocuklarımızın gönlünün fatihleri olarak bilinen, yiğit, fedakar ve cefakar öğretmenlerimizin bu faşizm kalıntısı günü kendi günleri olarak kabul etmemeleri gereğini savunuyoruz.,

HAK-PAR olarak diyoruz ki, Öğretmenlerimizin, 5 Ekim gününü Öğretmenler Günü olarak kabul ederek kutlamaları daha manidardır. Öğretmen örgütleri 24 Kasımı ret etmeli, öğretmenlere işkence etmiş ırkçı-faşist bir yönetimin eseri olan 24 Kasım’ı iade etmelidirler. Rütbesi sökülerek yaptığı askeri darbeden ötürü idamla yargılanmış bir generalin eseri olan 24 Kasım resmen kaldırılmalıdır.

Hayatın her alanında 12 Eylül faşizminin izlerini ve kalıntılarını temizlemek için, onurlu, özgür ve demokratik bir yaşam için öğretmenlerimiz çocuklarımıza öncülük etmeli, geleceğimizi aydınlatmalı, yeni kuşağı beyni özgür, iradesi özgür ve demokrasiye inanan bir kuşak olarak yetiştirmelidirler.
24.11.2017

Latif EPÖZDEMİR
HAK-PAR/ Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Print