2021-10-22
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Davut Bilinmiş
 
Türkiye'de Üretim Ekonomisi Bölgemizde Sistem ve Kurumsallaşma - 2
2021-08-11 20:22
Davut Bilinmiş
Üretim ekonomisi günümüzün global ekonomisinin kaynakları ile gelişip güçlü ve verimli olur.

Geçmiş yüzyılda sermaye ve girişimcilik üretim ekonomisi için yeterli ve önemli kaynaklardı.

Günümüzde üretim ekonomisinin güçlenmesi ve rekabet edebilmesinin en önemli kaynakları;

1. Eğitim
2. İnsan Kaynakları
3. Teknoloji

Yukarıda sıralanan, eğitim, insan kaynakları ve teknoloji birbirini tamamlayan günümüzün ekonomik kaynaklardır.

Türkiye’nin bu kaynaklarına baktığımız zaman pek iç açıcı olmadığını ve üretim ekonomisinin geldiği nokta bize çok net göstermektedir.

Her şeyden önce Türkiye’de eğitim uygulamaları ve mezun öğrencilerin iş bulma konusundaki sıkıntı, iş bulanların da işe adaptasyonu ve verimliliği yılları bulduğunu dolayısıyla bu kaynağın üretim ekonomisinde aktif verimli bir kaynak olmadığını söyleyebiliriz.

Üretim ekonomisinin ikinci önemli kaynağı insan kaynakları bakımından eğitimden daha pasif bir kaynak olarak mevcut insan kaynaklarının verimliliğinde kendini ele vermektedir.

İnsan kaynakları bakımından Türkiye aktif ve güçlü olmasına rağmen, eğitimin yetersizliği, bilinçli iş ve meslek seçimi olmaması ile dışarıya akan okumuş kesimin durumu çok net olarak bu kaynağın güçlü ve aktifliğine rağmen üretim ekonomisinde verimli bir kaynak olmadığı ortadadır.

Üçüncü kaynak olan teknoloji bakımından sadece üretim ekonomisi değil, ticari ve hammadde tedariki olarak dışarıya olan bağımlılık teknolojik olarak çok geride olduğunu ve üretim ekonomisine kaynak olabilecek durumdan çok uzak olduğunu söylemek mümkün.

Ayrıca teknolojik olarak tamamıyla dışa bağımlı olduğu bir gerçektir.

Türkiye"de üretim ekonomisi başta olmak üzere genel ekonominin geri kalmasının çok önemli sebeplerinden biri olarak; Kürd sorununun ekonomideki yansımalarına bakmak lazım.

Geçmiş yıllardaki klasik sömürge politikaları sadece eğitimde değil ekonomide de yansımaları had safhalara gelmiştir.

Eskiden klasik sömürge sistemi egemen ulusa bir artı değer kazandırırdı, yeraltı yerüstü kaynakları, ucuz emek, ara işlerde çalıştırma, sosyal güvenceden yoksun bırakma gibi ‘’faydalar" elde ediliyordu, günümüzde bunlar tarih oldu ve geçerli değildir.

Kürdler otuz milyona yakın nüfusu ile her alanda Türkiye’nin 1/3"ü olan bu potansiyeli ile, ekonomik olarak incelediğimiz zaman durumun çok vahim olduğunu söyleyebiliriz.

Bölgede çok ciddi bir genç nüfusa rağmen, işsizlik oranının Türkiye ortalamasının çok üstünde olduğu bir manzara mevcut.

Kürd sorunu en önemli öğelerinden biri ana dilde eğitim konusu, temel insan hakkı olmasına rağmen halen bu konu Türkiye’de yasaklar arasında ve hızla asimilasyon devam etmektedir.

Ana dilinde eğitim konusunda eskiden sadece Kürdler zarar görüyordu, günümüzde bu toplum kendi dili ve kültüründen uzaklaştığı için, kendi coğrafyası ekonomik, sosyal, siyasal olarak gelişmemekte ve her alanda çağın gerisinde bir toplumsal yaşam biçimi ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Kürd coğrafyasının kendi kültüründen uzaklaştırılması, üretim ekonomisinin yok seviyesinde bulunması ve var olan şirketlerin sistem ve kurumsallaşması yok denecek durumdadır. Şirketlerde sistem ve kurumsallaşma büyümenin en önemli sebebidir.

Peki Kürdlerin bu durumu Türkiye genelinde nelere yol açmaktadır.

Günümüzün en temel ekonomik kaynağı olan eğitim, insan kaynakları ve teknolojik gelişmeleri (teknoloji kullanımı dahil) bırakın kaynak olmasını, tam tersi sermayenin zarara dönüşmesi ve çok güçlü olması gereken bu kaynaklar pasif hale geldiği için üretim ekonomisinin dibe vurmasının sebebi haline gelmektedir.

Kısaca Kürd sorununun çözümsüzlüğü Türkiye’ye çok pahalıya mal olmaktadır.

Sadece bu yüzyılda siyaset dışı olması gereken akımların güçlenmesine, Türkiye genelinde halkların fakirleşmesine ve dışarıya bağımlılığın en önemli sebebi haline gelmiştir.

Çözüm; Bilimsel pozitif bir eğitim, Kürdlerin kendi dilleri ile eğitim alması ve kendi kurumları ile kurumsallaşması eğitimin Türkiye genelinde çok güçlü bir üretim ekonomisi kaynağı haline gelmesine yol açar.

İnsan Kaynakları: Türkiye dünyanın en avantajlı ve güçlü genç nüfusu ile en üst seviyeden, üretim ekonomisinin çok önemli bir kaynağıdır. Yeter ki iyi bir eğitim ve ekonomide iyi bir planlama yapılabilsin.

Teknoloji: Teknoloji deyince kullanım akla gelmemeli, teknolojik buluş bunun öğeleri arasında yer alır, iyi bir eğitim, planlanmış insan kaynakları beraberinde teknolojik kullanım ve üretim ekonomisinin en önemli kaynağı olmaması için sebepler elbette vardır.

Kürd sorunu gibi temel sorunlar çözülmeden, bırakın üretim ekonomisini, ticari ekonomi de, gelecekte zil çalmaya başlamış durumdadır.

Klasik tip sömürgecilik artık herkese zarar vermeye başladı.

Irkçılık üzerinden inşa edilen bir sistem, eğitim ve toplumsal algılar artık zaman aşımına uğramış çağdışı ve ekonomiyi çökerten sistem ve siyasetler haline gelmiştir.

Çağdaş çoğulcu bir Anayasa beraberinde gelişen demokrasi ve hukuk, çoğulculuğu kabul eden sosyal devlet, hem üretim ekonomisinin güçlenmesinin, hem toplumsal ilerlemenin tek çıkar yoludur.

Eskide diretmek herkese zarar vermekten başka bir şey değildir. Dünyanın yeni normlarına kavuşmak Kürd sorununun çözümünden geçer.



Print