2022-08-18
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Haluk Agrîn
 
Bilgi Üniversitesiden kürtçe anadil öğretmenlerine ziyaret
2012-04-07 21:50
Haluk Agrîn
İstanbul Bilgi Üniversitesinden bir grup araştırmacı, önümüzdeki günlerde İsveç’te anadil eğitimi ve iki dillilik konularını araştırmak için Stokholm’a gelecekler. Stokholm Üniversitesi’nden bazı uzmanlarla görüşecek olan grup, daha sonra kürtçe anadil öğretmenleri olan bizlerle de görüşüp bilgi alacaklar.

Görüşme teklifini İsveç Eğitim Bakanlığı’na bağlı Dil Araştırma Enstitüsü üzerinden bize ileten bölüm şefimize, gelen grupla memnuniyetle görüşeceğimizi ilettik. Sorunun reel varlığını kabul eden ve çözümü için bilim ışığında katkı sunmak isteyen herkesle konuşmak, tartışmak hem gerekli hem de önemlidir. Sorunun uygar bir çerçevede çözümü ancak diyalog yolu ile, karşılıklı olarak birbirini anlama ile mümkündür.

Daha birkaç yıl önce idi. Stokholm’deki Türkiye Büyük Elçiliği, belediyelerden kürtçe anadil öğretmenlerinin isim listesini istemişti. Tabiki fişlemek için! O günlerde bir skandal olarak basına yansıyan bu olay meclise de taşınınca geri adım atmak zorunda kalmışlardı. Bir daha liste-miste istemez oldular.

Günümüzde ise hak ve özgürlükler sorunun polisiye tedbirlerle, baskılarla çözülemiyeceği giderek daha iyi anlaşılmaktadır. Ülkenin can alıcı sorunu olan Kürt sorununu ve onun temel boyutlarından olan Kürtçe eğitim ve öğretim sorunu son zamanlarda değişik ulusal ve uluslararası platformlara daha sıkça taşınmaya başlamıştır. Bir süre önce Abant’da ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda düzenlenen toplantılarda olduğu gibi...

Bu konuda var olan ezberlerin giderek bozuluyor olması, değişim sürecinde yaşanan sancıların da bi süre sonra ortadan kalkmasına neden olacak. Kürtlerin ve Türklerin birleşebileceği ortak ve reel doğruların başında her iki halkın eşit haklara sahip olacakları koşulların yaratılabileceğidir. 80 yıldan bu yana manipile edilmiş Türk halkının ikna olması biraz zaman alsa da...

Her iki taraftan da demokrat aydınlar, yazarlar, siyasetçiler konuyu tartışırken, insanları bu anlayışa getirmekte önemli bir rol oynuyorlar. Öte taraftan kemalist statükocular, aşırı milliyetçi çevreler de sorunu tartışıyor. Aslında bunlar tartışmaktan ziyade, tartışmayı şiddet ve zor kullanarak engellemeyi salık veriyor, bütün cumhurıyet tarihi boyunca uygulanan asimilasyon politikalırının ‘’başarılı sonuçlarını’’ propaganda etmeye devam ediyorlar.

Mesela kürt dilinin ne kadar yetersiz, ne kadar gereksiz olduğunu bize anlatan Ergenekon davasından tutuklu olan Doğu Perinçek’in şu ‘’ufuk açıcı’’ belirlemesi özellikle PKK yörüngesindeki kürtler tarafından iyi okunmalı... Doksanlı yıllarda, biryandan Bekaa Vadisi’nde silahlı eğitim gören çocukları, biryandan da kürtleri öldürmek için kışlada eğitim gören askerleri selamlayan Perinçek, kürtçeye ilişkin görüşlerine Öcalanın dediklerini referans göstererek şöyle diyor:

(...)

Öcalan ne diyordu?
Abdullah Öcalan, yakın zamana kadar, “Biz devlet kursak bile, işleri 50 yıl Türkçeyle yürüteceğiz” diyordu.
Bu saptama, gerçekçidir.
Devlet, toplum ve ekonomi hayatını 50 yıl Türkçeyle götürdükten sonra Kürtçeye dönülebilir mi?
Türkiye Kürtleri, özerk yönetim veya bağımsız devlet kursalar bile, resmi dilleri İngilizce olamayacağına göre Türkçe olur.
Hiç kimse başka bir çözüm uygulayamaz.
Doğu PERİNÇEK - 24 Mart 2012 – Silivri


Aslında herkesin kürt dili hakkında konuşmasında fayda var. Silaha ve zorun gücüne tapanlar, medeni ortamlarda konuşunca söyledikleri mizah sanatına güzel malzeme olur. Perinçek gibilerin saçmaladıkları gibi...

Bilgi Üniversitesi’nden gelecek araştırmacıların Stokholm ziyareti sonrasını da başka bir yazıda anlatmak üzere hoşça kalın!
Print