2021-10-22
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
ULUSAL VE ETNİK SORUNLARIN BARIŞÇIL ÇÖZÜMÜNE ULUSLARARASI TOPLUM DESTEK OLMALIDIR
2021-09-01 16:30


Bugün 1 Eylül Dünya Barış günü. Hala gerilim ve şiddet politikalarının sürdüğü bir iklimdeyiz. Toplum, her yıl, bir önceki yıla nazaran barış, huzur ve istikrara daha fazla ihtiyaç duyuyorsa bölgesel barışı tehdit eden, savaşlar, askeri operasyonlar, güvenlikçi zihniyetler, iç ve dış çatışmalar, terör ve şiddet siyaseti etkisini sürdürüyor demektir. Buradan bakıldığında ne yazık ki, barış bölgemizin uzağında seyrediyor, bu durum küresel barışın tesis etmesini de engelliyor.

Son paylaşım savaşı sırasında Almanya, 1 Eylül 1939"da Polonya’yı işgal etmişti. Bu işgali unutturmamak ve tarihe mal etmek amacı ile dönemin Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyeleri tarafından bugün, Dünya Barış Günü ilan edildi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ise, 1981 yılında dünya barışını sembolize etmek üzere Barış Çanı"nı çalarak 21 Eylül"ü “Dünya Barış Günü” ilan ederek o günü kabul etti. Görünen o ki, 1 Eylül"ü Dünya Barış Günü olarak algılayan ve kutlayan kesimler Sovyet politikalarının yarattığı etkileşimden etkilenmiş kesimler olarak anlaşılmaktadır. Bugün ayrıca da bir istila ve işgal gününü hatırlatıyor olmasından dolayı da barış günü olarak anılması gereken en anlamlı ve en makul gündür.

Günümüzde hala dünyanın çeşitli bölgelerinde küresel barışı tehdit eden iç çatışmalar, terör hareketleri ve şiddet olayları devam etmektedir. Bölgemizde ise iç ve dış çatışmalar, ilhak ve işgal girişimleri, askeri operasyonlar, orantısız güç kullanımı, şiddet, terör ve ötekileştirme çabaları daha yoğun yaşanmaktadır. Etnik ve ulusal sorunların çözümü konusunda askeri ve güvenlikçi politikalardan medet uman baskıcı, totaliter yönetimler, Türkiye, Suriye, İran ve Irak’ta Kürd halkının meşru temel hak ve özgürlüklerini engellemekte, bu alanda verilen mücadeleler karşısında hoşgörüsüz davranmaktadır. Özgürlük, eşitlik, adalet temelinde ortak müştereklerde bulunmaya yanaşmamaktadırlar. Bu nedenle Ortadoğu barışını engelleyen en önemli sorunların başında Kürd meselesi gelmektedir. Keza Filistin meselesi de Ortadoğu barışı için diğer bir engel olarak ortada durmaktadır. Bu durum bölgesel huzur ve güvenliği yok etmekte, küresel barışı da tehdit etmektedir.

Bu nedenle Dünya Barış Günü"nü daha anlamlı kılmak için, bugün vesilesi ile uluslararası bir ateşkes ve kalıcı barışı güncel halde tutmak uluslararası toplumun, barışçı ve humaniter çevrelerin en önemli sorunu olmalıdır. Çeşitli iç ve dış çatışmaların yaşandığı Türkiye" de ise, Dünya Barış Günü"nün amaçladığı sıfır şiddet politikası toplumsal huzur ve sosyal güvenlik konularında amaçlarına ulaşması için, eski tarz siyasetlerini hızla terk ederek, askeri ve güvenlikçi politikalardan vazgeçmesi, Kürd meselesinin barışçıl adil bir çözüme kavuşturulması için gerekli adımları atmalı, yeniden bir barış sürecini başlatmalıdır.

Ekonomi ve Barış Enstitüsü (Institute for Economics & Peace) Küresel Barış Endeksi (KBE)"nin 2019 yılında yayınlanan son raporuna göre 5 sene içinde ilk defa bu yıl Küresel Barış Endeksi’nin genel ortalaması iyiye gitmiş ve küresel barışa yakınlaşma sağlandığı halde, bu pozitif trend Türkiye’nin de içinde olduğu bir takım ülkeler için geçerli olmamıştır.

Bölgesel barış Türkiye’nin de içinde bulunduğu iç ve dış çatışmaların, önlenemeyen terörizm, iç çatışma ve kutuplaşmalardan ötürü bozulmaktadır. Bu nedenle Küresel Barış Endeksi raporlarına bakıldığında Türkiye’nin 3,015 Puanla dünyada 152"nci sırada yer aldığı görülecektir.

Küresel barışın sağlanabilmesi, ülkeler için, soylu ve gerçek kalıcı bir barışın kurulabilmesi için, sorunların çözümü konusunda barışçı inisiyatiflerin geliştirilmesi, barışçıl güçlerin ortaklaşarak enerjilerini birleştirmesi gerekmektedir. Çünkü sürdürülebilir kalkınma planları ve iklim krizi ile mücadele politikaları sayesinde ancak milliyet farkı gözetmeksizin dünyadaki tüm insanların ihtiyaç duydukları temel kaynaklardan, sosyal güvenlikten, huzur ve refahtan eşit oranda pay almaları sağlanabilir.

Barış insanlığın geleceği olmalı, şiddet ve savaşlardan uzak bir dünya kurulmalıdır. Etnik ve ulusal sorunları bahane eden terör, şiddet ve savaş politikalarının sona erdirilmesi için ulusal ve etnik sorunlar barış içinde çözülmelidir.

Barış her ulus için ortak müşterek olmalıdır.

Özgürlük barıştan ayrı düşünülemez. Özgürlük ve demokrasi, hoşgörü ve empati olmadan barış sağlanamaz.

Partimiz HAK-PAR olarak mutlu, güvenli, huzurlu, özgür, eşit ve barışçı bir gelecek dileği ile tüm barış güçlerini selamlarız. 01.09.2021

Latif EPÖZDEMİR
Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR
Genel Başkanı

Print